Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı barışçıl eylemi destekliyorum. CHP liderinin ‘Adalet Yürüyüşü’ umutların tükendiği, teslimiyet hissinin yaygınlaştığı bir dönemde hepimize ‘Bir ıslık da sen çal’ duygusu aşıladı.
Türkiye’de hâlâ geniş kitlelerin adaletsizlik ve demokrasi dışı savruluştan rahatsız olduğunu tüm dünyaya hatırlattı.
Ve daha da önemlisi, ana muhalefet partisini yeniden oyunun içine soktu.
Ama dedim ya, gün CHP’yi eleştirme günü değil. Demokrasi için kafa yoran, çabalayan, umut besleyen insanların dayanışma günü. Bu anlamda hepimizin Kemal Bey’e bir kredi açması ve başarılı olması için desteklemesi gerekiyor. Zira mesele sadece Enis meselesi değil; mesele “Yeter artık!” diyebilmek.
CHP’nin kararlı ve tutarlı olması durumunda iktidarın eninde sonunda bu sesi duyacağını düşünüyorum. Burada önemli olan, CHP’nin bu barışçıl eylemi anlamlı bir sonuç alana kadar sürdürebilmesi.
CHP’nin başvurduğu pasif direniş, bugünün koşullarında Türkiye’de sonuç alabilecek tek protesto yöntemidir.
O yüzden Kemal Bey’in başlattığı bu Adalet Yürüyüşü’nün en doğru adım olduğunu düşünüyorum.