Soma’da yaşanan maden faciasında ölü sayısı artarken, madenciler seslerini giderek yükseliyor.
Faciada üçüncü gündeyiz. Burada dünden itibaren onlarca madenciyle konuştuk. Anlattıkları madencilikte ne durumda olduğumuzu ortaya koyuyor.
‘Somalı’ysan madene inmek zorundasın’
Soma Kömürcülük’te başka bir ocakta çalışan iki madenciyle birlikteyiz. Sekiz yıldır madencilik yapan ve işten atılma korkusuyla ismini vermek istemeyen madenci 1200 lira maaş aldığını söylüyor. Üç vardiya çalıştıklarını söyleyen madenci durumu şöyle anlatıyor: “Soma’da tarım bitti. Eğer buralıysan ve aç kalmamak istiyorsan madene inmek zorundasın. Erken emeklilik durumu kurtarır diye düşünüp buna katlanmaya çalışıyoruz. Ayda 1200 lira paraya bu iş yapılmaz ama aç kalmamak için mecburuz. İş güvenliği ve denetimler yapılıyordu ama Türkiye’de Zonguldak’a gitseniz durum farklı değil. Her yer tehlikeli.”
‘Şimdiye kadar neredeydiniz?’

Aynı ocakta çalışan 13 yıllık deneyimi bulunan diğer madenci ise aylık 1500 lira maaş aldığını söylüyor ve ekliyor: “Elimize geçen para çoğu zaman bu olmuyor. Yevmiye usülü olduğu için gelmezsen hemen kesiyorlar. Biz burada arkadaşlarımızın cenazelerini çıkarmaya devam ediyoruz. Başbakan ve Kılıçdaroğlu gelmişler. Medya üç gündür burada. Size soruyorum, şimdiye kadar neredeydiniz? Şimdiye kadar bir kere bizi hatırlamayan siyasetçileri ve medyayı istemiyoruz.”
‘Biz sesimizi nasıl duyuralım?’
Madenin başında arkadaşlarını bekleyen ve facianın yaşandığı ocakta çalışan madenciler daha da kızgın. İçlerinden biri, “Sesinizi neden duyuramıyorsunuz” sorusuna şöyle yanıt veriyor: “Canım ablam sen daha önce Soma’ya geldin mi” diye soruyor. “Hayır” diyorum. “Sen gazetecisin gelmedin. Benim haberimi yapmadın. Sen yapmadın, siyasetçiler gelmedi. Ben sesimi bu ocaktan nasıl duyurayım? Yüzlerce arkadaşımız öldükten sonra şimdi herkes Soma’yı öğrendi.”
‘Sokağa çıkıp eylem yapmanın Soma’ya bir faydası yok’

Maden’e ikinci kere çıkarken denk geldiğim yine aynı ocakta çalışan iki madenci durumu şu şekilde aktarıyorlar: “Şu anda yaşamamız bir mucize. O vardiyada biz de olabilirdik. Dünden beri herkes soruyor. İş güvenliği vs… Bunları konuşmak arkadaşlarımızı geri getirmiyor.”
Türkiye’nin birçok yerinde onlar için eylem yapıldığını sorduğumda ise yanıtı şaşırtıyor: “Destek vermeleri güzel ama biz burada yas tutuyoruz. Sokağa çıkıp yakıp yıkmanın bize bir faydası yok. Herkes biraz bunun acısını yaşamalı. Slogan atmanın bize bir faydası olmuyor. Ben o madene yine ineceğim.”
‘Biz de sıramızı bekliyoruz’
Son olarak Kütayha Gediz’den arama kurtarma ekiplerine destek için gelen Gedizli madencilerle konuşuyorum.
Gediz’de durumun farklı olmadığını, 900 ila 1000 lira maaşla çalıştıklarını ve buna mecbur olduklarını aktarıyorlar. 11 senedir madenci olan ve yine işten atılma korkusundan dolayı ismini vermek istemeyen madenci şunları söylüyor: “Zonguldak, Soma, Gediz fark etmez. Biz hepimiz her gün binlerce metre aşağı ineriz. Hayatımız ocakla ev arasında geçer. 15 gün önce bir vekil çıkmış madencileri anlatmış. O zaman neden kimse dinlemedi? Burada yüzlerce insan öldü. Biz de sıramızı bekliyoruz.”
