“Türk Ceza Kanunu’nun 21/2 maddesi, fiilinin suçun kanuni tanımındaki unsurlarını gerçekleştirebileceğini öngörmesine rağmen kabullenen kişinin olası kastla hareket ettiğini hüküm altına alıyor. Dolayısıyla somut olayda koşulları bulunduğunda olası kast hükümleri uygulanmalıdır.”
Yani, mevzuat, ‘öngörülebilir’ olmasına rağmen öngörmeyenin ihmal, taksir filan gibi hafif kavramlarla sıyıramayacağını, ‘kast’ının varlığının kabulünü emretmiş.
Kasıt varsa ona cinayet diyoruz, kaza demiyoruz. Sevdiren, (çalışma hayatını kuşatan hukukun) uygulanmasında bir eğilimden bahsediyor: ‘Üretim sürecinde fiilen yer almayan işveren ve vekillerine kusur atfetmeme.’ İş cinayetlerinde milli mutabakat. Siyasal davalarda iyi tanıdığımız ‘cezasızlık’, çalışma hayatı alanında da üstün norm kabul ediliyor yani ‘uygulama’da. Kâr etmeye çalışanın ne kusuru olurmuş değil mi efendim?