Trump’ın ziyaretleri, askerci (Mısır) ya da İslamcı (Suudi Arabistan) Arap ülkeleriyle İsrail arasında İran düşmanlığı üzerine inşa edilecek bir birlikteliği kotarma çabasıydı.
Mucizelere inananlar, herhangi bir siyasi konuda uzun boylu düşünme alışkanlığı olmayan Trump’tan bir İsrail-Filistin barışı da bekleyebilir.
Ne var ki Trump, İsrail’in bugüne dek gördüğü en sağcı, en dışlayıcı, en baskıcı hükümete yönelik en ufak bir tepki göstermedi, uygulamalarına tek söz söylemedi.
“İşgal bitmeden bu sorun çözülmez” diyemeyen birisinin kutsal topraklara barış getirmesi ancak fantezi dünyasının bir teması olur.
En önemlisi Trump, selefi Obama’nın yapacağı- nın aksine, İran toplumunun kendi sertlik yanlılarına başkaldıran seçim tercihlerini hiç dikkate almayıp, mezhep savaşlarında Vehhabiliğin yanında yer alarak bölgenin zaten kanlı ortamına daha fazla çatışma unsuru eklemiş oldu.