AK Parti iktidara geldiğinden beri karşılaştığı saldırılar, darbe teşebbüsleri, toplumun değişim isteğine cevap verirken uyandırılan ulusal veya küresel güçlerin direncini temsil ediyor.
AK Parti bu alanlara hiç girmese belki sıradan bir Türkiye siyaseti partisi olarak bu kadar düşmanlaştırılmayabilir, lideri ve önde gelenleri bazı muhitlerde daha fazla kabul görebilirlerdi.
Oysa bu kadar adaletsizliğin bu kadar çarpıklığın olduğu bir Türkiye’de ve dünyada ‘olağan siyasetçi’ sınırlarında kalarak hiçbir şeyi değiştirmek mümkün değil.
Bir şeyleri değiştiriyor gibi görünüp sadece zevahiri değiştirmekle yetinmek suretiyle Nobeller alınabilir, dünyaya ve Türkiye’ye egemen güçlerin takdirlerini bile toplamak mümkün. Ama gerçek bir değişim talep etmek sorunun künhüne dokunmayı gerektirir bu da cesaret ve irade gerektirir.