Ama asıl önemlisi; Fransa’da yaşananın tüm Batı demokrasilerinde yaşanan krizlerden biri olması ve bazılarının iddia ettiği gibi Macron’un sonunda, yüzde altmış beşi tutturması ile bu krizin aşılmış olmadığı.
Sol siyasetin bıraktığı boşluğu Macron gibiler dolduracaksa (ki dolduramayacağını hep birlikte göreceğiz) hiç doldurmasın, dahası bu boşluğu onun gibiler dolduramayacağı için sağ, milliyetçi, hatta ırkçı sağ akımların yükselişi hız kesse de devam edecek. Asıl sorun bu.
Küresel liberal seçkinler ve günün sonunda gönülsüzce de olsa, sağ aşırılığa karşı onlara razı olan sol liberal ve demokratlar, günü kurtardığına sevinmek ve bildikleri yoldan gitmeye devam etmeyi seçtiği sürece, demokrasi krizi bitmeyecek, büyüyecek.