HDP Sözcüsü Osman Baydemir, partisinin Türkiye siyasetinde ‘vazgeçilmez’ olduğunu belirterek, “Ne zaman bu ülkede sandık kurulursa, Kürtlerin rızasını almadan kimse seçilemeyecektir” dedi.

BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici’ye konuşan Baydemir, güneydoğu ve doğu illerinde ‘Hayır’ oylarının 1 Kasım’daki HDP oylarından daha düşük olmasını değerlendirdi: “Bu, şehirlerin yakılıp yıkılması politikasından kaynaklı göçertme politikasının bir sonucudur bu aynı zamanda. 1 milyona yakın nüfus yer değiştirmek zorunda kaldı. Bu en az 500 bin seçmene tekabül ediyor. Dolayısıyla kendi sandıklarına erişemediler. Ayrıca büyük bir baskı da vardı. Bütün bunları eklediğimizde ‘Hayır’ oyları artmıştır. HDP seçmeninde kayma yoktur.”
‘Bizim herhangi bir şahısla bir düşmanlığımız yok’
Referandumdaki ‘şaibe’ tartışmalarının ardından ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı merkeze alan anayasa değişiklik paketinin meşruiyeti olmadığını söyleyen HDP sözcüsü, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil olmak üzere tüm hukuki yolları deneyeceklerini aktardı.
“Şiddet dışı her türlü yöntemle, demokrasi kavramı ve meşruiyet sınırları içerisinde mücadelemizi yükselteceğiz” diyen Baydemir, tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” sözünün arkasında olup olmadıklarıyla ilgili soruya şu cevabı verdi: “HDP sözünün arkasında durmuştur. Sandıkta ‘Hayır’ vermiştir. Bizim şahısla ilgili bir sorunumuz yoktur. Bizim herhangi bir şahısla bir düşmanlığımız yoktur.”
‘Bu ülkenin geleceğini aydınlık kılabiliriz’
HDP’nin Türkiye siyasetinde ‘vazgeçilmez’ olduğunu söyleyen Baydemir, mevcut atmosfer düşünüldüğünde HDP’siz bir demokrasinin inşa edilemeyeceğini savundu.
HDP sözcüsü şöyle devam etti: “Kürtlerin dışlandığı bir sistem meşruiyet krizi yaşayacak bir sistemdir. Bu seçim sonuçları Türkiye demokrasisi açısından HDP’yi bir kez daha vazgeçilmez kılmıştır. Ne zaman bu ülkede sandık kurulursa, Kürtlerin rızasını almadan kimse seçilemeyecektir. Bir kez daha Kürtler ve HDP kilit rol oynayacaktır. Anahtar parti konumuna gelmiştir. Dolayısıyla çağrımız herkese. Kürt düşmanlığından, savaş politikalarından, OHAL rejimi uygulamalarından vazgeçin. Bu sonuçlar doğru okunursa bu ülkenin geleceğini çok kısa bir zaman dilimi içerisinde aydınlık kılabiliriz.”
Baydemir, referandumun batıdaki muhalefetle Kürt muhalefeti arasında yeniden köprüler kurulmasına katkı sağlayacağını umduğunu da ekledi: “Son iki yıllık süre içerisinde maalesef demokrasi, birlikte yaşam köprüleri yıkıldı. Referandum sonucu; birlikte yaşama, özgürlüğe, adalete, barışa giden yeni köprülerin inşasına umuyorum ve diliyorum ki katkı sunar. Bunun özeti şudur. Türkiye’nin Batı yakasının Kürt coğrafyasına empati kurmasına, umuyorum ve diliyorum ki, bu referandum sonucu katkı sunar.”