Siz “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dediğinizde ya başkaları da “Fatih’in askerleriyiz” derlerse!
Ve hatta “Hazreti Muhammed’in askerleriyiz” derlerse!
Kemalistler böyle bir durumda ne olacağının idraki içinde mi?
Bir an önce bu askeri söylemleri, bu savaş dilini bırakmak gerekiyor.
Ne var ki örneğin Barolar Birliği’nin toplantılarından Tabipler Birliği’nin toplantılarına kadar bulundukları her yerde Kemalistler, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağırış çağırış sergiliyor.
Bir hukukçu ille de bir şeyin askeri olacaksa adaletin askeri olsun.
Bir doktor ille de bir şeyin askeri olacaksa tıbbın askeri olsun.
Bırakın da Mustafa Kemal mezarında rahat uyusun.
Ölü bir liderden medet uman Kemalistler de bir an önce kendilerine diri bir lider bulsun.
Çünkü demokrasilerde seçimleri ölü liderler değil, diri liderler kazanıyor!
Ve de demokrasilerde seçimleri “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyenler değil, “Milletin askerleriyiz” diyenler kazanıyor!