Yalçın Bayer: Bir ülkenin ortak mutabakatı olması gereken anayasa yüzde 70'lerin üzerinde oy oranını içerir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

15 Temmuz 2016’daki iğrenç kalkışmadan sonra hiç şüphe yok ki Sayın Cumhurbaşkanı siyasi hayatının en güçlü konumuna geldi.

Peki, ne oldu da Sayın Cumhurbaşkanı aşırı güçlenmesine rağmen kimin yazdığı bile belli olmayan bir referandum içinde kendini buldu? Bu olayı tek başına Devlet Bahçeli’ye bağlamak mümkün değildir. Devlet Bahçeli’nin öyle bir gücü de yoktur! Anayasa tartışmaları içerisinde evet-hayır dalgalanmaları hiç şüphe yoktur ki Sayın Cumhurbaşkanı’nı çok zor durumda bırakacaktır.

Referandumun 51-49, 52-48 veya 53-47 sonuçları Sayın Cumhurbaşkanı’nın hanesine artı yazdırmaz! Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı sıfatıyla referanduma gitmektedir. Eğer sıfatı başbakan olsaydı durum çok daha farklı olurdu.

Bir ülkenin ortak mutabakatı olması gereken anayasa % 70’lerin üzerinde oy oranını içerir.

Kaldı ki 1982 Anayasa referandumunda o dönemde yapılan anayasa halktan % 92 kabul görmüş, en az 60 maddesi de değiştirilmiştir!

Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendisini rizikoya atarak bu referandum kararını desteklemesi doğal olarak AK Parti’yi devre dışı bırakmış, iş Sayın Cumhurbaşkanı’nı halk karşısında tartışılır hale getirmiştir.

Yalçın Bayer’in yazısı