Vatan millet kumanda

 

FATİH ŞALO

@qebraxmedia

Türkiye 1990’lar virajına çok keskin bir giriş yapıyor. Düşük yoğunluklu savaş gerçeği ana haber bültenlerinden taşarak dizilere ve prime-time olarak tabir edilen saatlere taşınıyor.

Geçtiğimiz iki hafta içerisinde bir anda farklı kanallarda kendini gösteren ‘terörle mücadele’ dizileri şimdi savaşı ‘filtreli ve HD görüntülerle’ evlere getiriyor.

Geçtiğimiz mart ayında ilk bölümü yayınlanan ‘İsimsizler’ bu yeni tür savaş dizilerinin öncülü ve en güçlüsü.

Virankaya isimli meçhul bir bölgede geçen olayları konu alan dizi aslında Türkiye’nin Dolmabahçe’deki mutabakatın ardından ‘çözüm süreci’nin ‘buzdolabı’ndan çıkarılıp ‘gömülmesini’ özetliyor.

Dizi, Türkiye’nin girdiği yeni dönemin tüm ezberlerini bir tür rüya hâlinde sayıklıyor. PKK, PYD, ‘FETÖ’ ve ABD dizinin ifadesine dayanırsak bir ‘Haçlı İttifakı’ kuruyor; ‘kumpas davaları’nı yaşamış eski rejim ile 15 Temmuz’da ‘ihaneti görmüş’ yeni rejim, bir barış imzalıyor.

Türkiye, 13. yüzyılda geçen ‘Diriliş’in bir benzerini 2017’de bu sefer ‘küllerinden doğarak’ yaşıyor.

Türkiye’yi kurtaracak bu ekip hayli idealist ve bir o kadar da bıyıklı genç erkeklerden oluşuyor. Hepsi hayırlı birer evlat ve dağ gibi birer eş olan bu ‘kahramanlar’, İsviçre’de kuracağı yeni hayatı reddedip Virankaya’ya giden genç bir kaymakam önderliğinde hareket ediyor.

Türkiye’nin beyin göçü gerçekliğini tartıştığı, ‘Türkiye’den gitmek’ düşüncesinin hemen her ortamda paylaşıldığı bir dönemde ‘İsimsizler’ dizisi başka bir dünyayı anlatıyor.

‘İsimsizler’, iktidar söylemine paralel bir evrende. Dizi 83 plakalı bir şehirde geçiyor.

82 numaranın Cerablus olduğu Türkiye dış politikasında 83 numarayı alamayan Rakka, Virankaya’nın bağlı bulunduğu il için bu seferlik hakkından vazgeçmiş. Geçtiğimiz 15 yılda devlet hafızasında yer etmiş tüm sancılar ama güncel ama eski bir halde ‘İsimsizler’in olay örgüsünde mevcut.

Dizideki belediye başkanları ve milletvekilleri araçlarında militan ve silah saklayan, ufak bir tartışmada polise tokat atmaya kalkışan kişiler olarak kendilerine yer buluyor.

Tehlikeli bir dönemece girmiş kamuoyunu mayınlı bir araziye sürüklerken dizi oldukça fiyakalı, hayli özel efektli ve Amerika’dan bolca ithal kareler kullanıyor.

İzleyicinin karşısına Iwo Jima fotoğrafının alaturka bir versiyonu da çıkıyor, dizide müzik tercihi Anadolu kökenli bir “Ölürüm Türkiyem” ezgisi yerine Moğolistan’dan gelen bir gırtlak müziği olabiliyor.

Haber stüdyosuna uçak ve obüs girdiği günlerde ‘Bordo Bereliler’ sinema filmi; ‘İsimsizler’, ‘Söz’ ve ‘Savaşçı’ gibi askeri dizilerle de düşük yoğunluklu savaş gerçeği günlük yaşamımıza kesif bir şekilde giriyor.

Bıyıklı, kaslı ve silahlı kahramanların ülkesinde televizyon da her şey ve herkes gibi hizaya giriyor.