Beyler, evlilik kurumunun ipliği tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, üstelik dindarmuhafazakâr kesimi de içerecek şekilde pazara çıktığı için…
“Bir yastıkta kocamak” neredeyse tarih olup bir hayata birkaç evlilik sığdırmak âdetten hale geldiği için…
Ve evliliklere artık “boşanma sözleşmeleri” eşliğinde bismillah dendiği için…
İşte böyle bize özgü alaturka fantezilerle süslü şekilde ayağa, pardon ekrana düşmüş durumda evlilik!..
Evlilik “gerçek hayat”ta can çekiştiği içindir ki ancak bir “gerçeklik gösterisi” (realite-şov) olarak böyle muazzam “alıcı” (seyirci) buluyor.
Siz bırakın bu programların Türk aile yapısına, evliliğin kutsiyetine halel getirmesini de büyük şehirlerin muhafazakâr muhitlerinde gizli imam-nikâhlı ikinci, üçüncü, bilmem kaçıncı eşlerine evler (hâşâ, “garsoniyer” demiyoruz!) açan zengin mümin kardeşlerimizden söz edin! Gelin bunları konuşalım!..
Sizin siyaseten böyle “muhafazakâr” göz-boyamalarınız, bu şirin toplumsal muhafazakâr ikiyüzlülüğü bastırmaya yetmez.