Öyle bir hava yaratılmaya çalışılıyor ki sanki kimlik kişilerin insani niteliklerinden çok daha kıymetli. Oysa hayat her seferinde aksini ispatlıyor…
‘Yerli/milli’ denenlerin içinde de muhakkak ki bir bölümü örneğin akıllı ve ahlaklıdır, ama etrafa şöyle bir baktığımızda bu iki vasfın yerli/milli kimlik için gerekli bir koşul oluşturmasını beklememek gerektiğini anlıyoruz.
Aslında sorun akıllı/ahlaklı olmayan yerli/millilerden kaynaklanmıyor. Aksine kendisine yerli/milli diyen akıllı/ahlaklılardan kaynaklanıyor. Çünkü ideolojik kimlikler kişisel niteliklerden farklılar. Kişisel nitelikler olan akıllı ve ahlaklı olma konusunda, kişi diğer insanların aynı niteliği sergilememesinden sorumlu tutulamaz. Örneğin ahlaklı birine diğer insanların ahlaksızlığının bedelini yükleyemeyiz.
Buna karşılık ideolojik kimlik iradi olarak bir araya gelen bir tür cemaatleşme anlamını taşır. Sizin kimliğinizi taşıyan birinin tıynetsizliği kaçınılmaz olarak sizi de yaralar, çünkü tıynetsizliğin bir bölümü kişiselden öte kimliksel tutuma yüklenebilir.