Mehmet Fatih Traş, 24 Şubat gecesi evinde intihar etti.
Bu bir kişinin özel nedenlerle içine girdiği bunalımdan çıkamayıp hayatına son vermesi kararı değildir. Mehmet Fatih Traş’a, çok sevdiği ve son derece bağlı olduğu bariz olan hayatı terk etme kararı aldıran psikolojik travma, zorbaya baş eğenlerin keyfiliğinin, hukuksuzluğunun, ikiyüzlülüğünün yarattığı travmadır. Katıksız siyasal bir travmadır.
Mehmet Traş’ın intiharı, benzer biçimde, Türkiye üniversite camiasında haysiyetli yurttaşlık ve gerçek bilim insanlığı için direnişin, hukuksuzluk ve keyfiliğe meydan okumanın simgesi olarak tarihimize yazılacak. Anısının önünde, hüzün içinde, saygıyla eğilirken, asıl olanın hayata tutunmak, bu haysiyet sınavını şimdi ve burada vermek, zorbalara ve onlara baş eğenlere, kul olanlara meydanı terk etmemek olduğunu unutmayalım. Zorbalık ve keyfiliğin hükümdar olmasına, totaliter gidişata karşı ‘hayır’ demek, bu siyasal travmanın üstesinden gelmenin bugün elimizdeki en önemli ve belki son fırsatıdır.