Ortadoğu’da Suriye üzerinden yürütülen vahşi paylaşım savaşında çanlar ‘Trump planı’ için çalıyor, ortaya kakofoni çıkıyor. Trump’ın Pentagon’a talimatı uyarınca 28 Şubat’a kadar ‘IŞİD’le mücadele planının’ ortaya konulması lazım. Talihin cilvesine bakın; siyasal İslam yatırımı Arap isyanlarıyla çuvallamış olan; Suriye sahasından alenen dışlanırken, diplomasi öncülüğünü kaptırmış ABD’den ricacı olan olana… Adeta ‘Onu alma beni al’ şarkı- türküleri çığırılır vaziyette.
Aslına bakarsanız SDG üzerinden Rakka’yı ‘temizlemek’, yerel aşiretlerle kontrol sağlamak, hatta Suud özel güçlerini enjekte etmek hiç de akla yatkın işler değil. Hem Kürtleri aşıyor hem diğer unsurların etkinliği meçhul. Mesele IŞİD karşıtı aşiretlerle iş bitirmekse, onları Şam’dan iyi tanıyan mı var? Gelin de Washington’da ‘Cezire stratejisi’ geliştirip ‘Yok valla, Irak tipi işgali kastetmiyoruz’ diyen ‘thinktankland’cilere anlatın.
Trump’ın ‘sahaya alenen inmeyecek’ veya Rusya’yla elbirliği etmeyecekse, bu bileşimle Obama dönemindeki çıkmazları aşması zor. Ama zaten Suriye’nin bölünmesi sürecinde bedeli ödeyecek olan bölge ülkeleri.