Etyen Mahçupyan: Yöneticiler basını terörle ilişkilendiriyorlarmış, bize ne denli uzak geliyor…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Örneğin Franko’nun 1888 yılında çizdiği karikatür bir Osmanlı bürokratının ‘Journal des Debats’ (Tartışma Gazetesi/Günlüğü) adlı bir yayın organını elleri, ayakları ve başı ile deldiğini resmediyor. Bürokratın elinde ‘tekzip’ yazan etiketler var.

Çünkü o zamanlar yabancı gazetelere tekzip vermekle görevli kişiler varmış ve nitekim söz konusu yılda bu görevi yüklenmiş olan kişi Hariciye Nezareti Matbuat-ı Ecnebiye Müdürü Macid Paşa imiş… Ancak sansürün ifade özgürlüğünü tümüyle ortadan kaldıran bir atmosferi de ima etmediğini ekleyelim.

Aynı karikatürün açıklamasında Halep Mebusu Sebuh Efendi’nin bir sözü de yer alıyor: “Soytarılık diyorlar. Mizah soytarılık değildir. Bu basın yasası geleli acayip acayip şeyler duyuyoruz. Basın barutmuş, yok mizah soytarılıkmış.”

Yani o zamanlar yöneticiler basını, sözü, yazıyı terörle ilişkilendiriyorlarmış… Şimdi geriye bakıldığında bize ne denli uzak geliyor…

Etyen Mahçupyan’ın yazısı