Üç kuvvetin ikisini doğrudan artık millet seçecek. Yürütmede çift başlılık sona eriyor. Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu ortadan kaldırılıp, her eyleminden ötürü yargı yolu açılıyor. Üçüncü kuvvet olan yargı kurumlarının üyelerini ise atanmışlar değil, seçilmişler seçiyor. Böylelikle üç kuvvet de doğrudan millete hesap verme, millet tarafından tayin edilme noktasına getiriliyor.
Yaklaşık 58 milyon seçmenimiz var. Bir kişi Cumhurbaşkanı seçilmek için bu seçmenlerin yarısından bir fazla oy almak durumunda artık. Bu durumun kendisi tek adamlığa da, marjinal kesimlerin iktidara gelmesine de manidir. Cumhurbaşkanı olmak isteyen kişi ve partisi, milletin sağduyusuna seslenmek, 30 milyona yakın seçmene güven vermek, ikna etmek, oyunu almak zorundadır.
Ben aktüel tüm siyasi, bölgesel gelişmelerin, parti aidiyetlerinin üzerindeki bir mesele olarak, CHP’li ve HDP’li vatandaşlarımızın da, kendi iradelerini güçlendirecek bu değişikliğe ‘EVET’ diyeceklerini düşünüyorum. 2007’de ‘EVET’ diyen Kürt vatandaşlarımızın da o günün ‘Hayır’cılarının yanında yer alabileceğini düşünmüyorum.
Çünkü iki Hayır cephesinin birbirinden hiçbir farkı yok.