Yılmaz Özdil: Kırmızı Kedi'ye yapılan saldırı, bu kaçınılmaz sonun miladıdır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ergenekon‐Balyoz sürecinde, okunmasından bile korkulan kitapları bastı. Sadece siyasi kitaplarla değil, Enis Batur, İnci
Aral, Muzaffer Buyrukçu gibi ustaların kitaplarıyla, Necib Mahfuz, Virginia Woolf, Sylvia Plath, Jose Saramago, Tahar Ben
Jelloun, Günter Grass, Joyce Carol Oates gibi edebiyatçıların eserleriyle, Türkiye’nin en önemli üç yayınevinden biri oldu.
Her çıkardığı kitabıyla, çok satanlar listelerinin demirbaşı oldu. “Dünya Kitap Yılın Yayınevi Ödülü”nü aldı. “Düşünce ve
İfade Özgürlüğü Ödülü”nü aldı. Türkiye’nin en saygın denizcilik dergisi “Yeni Deniz Mecmuası”nı çıkardı. Türk
edebiyatının efsanesi Rıfat Ilgaz’ın Çınar Yayınları’nı bünyesine kattı.
*
İlkeli, onurlu, namuslu duruşuyla, Türkiye’nin “vicdan adresleri”nden biri oldu.
*
Bu memleketin çocukları, gençleri, Feto fonlarıyla, Soros fonlarıyla, AB fonlarıyla desteklenen, kitap kisvesi altında örtülü
casusluk faaliyeti yürüten sözde yayınevleri tarafından zehirlenmesin diye çaba harcayan, gerçek bir yayınevidir Kırmızı
Kedi… Çağdaş kuvayi milliyenin yayınevidir.
*
Bu nedenle dün, referandum çerçevesinde… Kar maskeli tetikçiler tarafından saldırıya uğraması, çekiçlerle camının
çerçevesinin indirilmesi, “akıllı olun” filan diye tehdit edilmesi, şaşırtıcı değildir.
Ve aslına bakarsanız, korkutmaya, yıldırmaya, sindirmeye çalışanların niyetinin tam aksine, hayırlı sonuçların müjdecisidir.

Çünkü, bilgiyi şiddetle susturmaya çalışan, kitaba saldırma noktasına gelen diktatörlük süreçlerinin sonu hep aynıdır…
Kırmızı Kedi’ye yapılan saldırı, bu kaçınılmaz sonun miladıdır.

Yılmaz Özdil’in yazısı