Afyon’da gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Bu yaşadıklarımı idamla yargılandığım 28 Şubat döneminde bile inanın yaşamadık” dedi.

Kaya, Afyon’da tatil yaptığı otelde pazar sabahı saat 00.30 sıralarında gözaltına alınmış, Diyarbakır’da çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘adli kontrol’ şartıyla serbest bırakılmıştı.
Evrensel’den Hasan Akbaş’a konuşan Kaya, gözaltına alındığı gece yaşadıklarını şöyle anlattı: “Gece yarısı ilk önce kapıyı vurdular. ‘Kim o’ dedim. ‘Aç polis’ dediler. Kadın polisler içeriye girerek, ‘Hemen çıkın, bırakın telefonu filan’ dedi. Ben de bir milletvekili olduğumu, ayrıca inançlarıma uygun giyinen bir insan olduğumu, müsaade etmeleri ve beklemeleri gerektiğini söyledim. ‘Oyalanmayın hadi hemen gidiyoruz’ dediler. Çok ukalaca ve pervasız bir yaklaşım söz konusuydu. Erkek polisler de içeri girerek bağırmaya başladılar. ‘İki dakika içinde hazır olacaksınız, yoksa bu şekilde götürürüz’ diye bağırıyorlardı. Apar topar üzerime ne aldıysam öylece çıktım.”
Aile üyelerinin telefonla iletişim kurmalarının engellendiğini aktaran Kaya, kelepçe takılarak gözaltına alındığını kaydetti.
‘Siz artık milletvekili değilsiniz’
HDP’li vekil şöyle devam etti: “Bu yaklaşım tavır ve görüntü olarak kabul edilebilir değildir. Bakın bu yaşadıklarımı 28 Şubat döneminde defalarca alındığımız, idamlarla yargılandığımız, şehir şehir, hapishane hapishane dolaştırıldığımız günlerde bile, inanın yaşamadık. O günlerde en ağır eleştiriler yaptığımız o ideolojik devletçi, o darbeci sistemde dahi odamıza böyle dalmadılar, giyinmemize engel olmadılar, beklediler. Erkek amirlerden birisi aynen şunları söyledi; ‘Siz artık milletvekili değilsiniz, bakın evinize girdik, kelepçeleyip sizi götürebiliyoruz.’ Bunu amirleri ve diğer polisler sürekli bastırarak söylüyordu.”
‘Tüm dinlerde ortak olan tek bir yaratıcıya inanmak’
Referandumda ‘Hayır’ denilmesi gerektiğini savunan Kaya sözlerini şöyle bitirdi: “Bugün her kesimin baskı altında kalacağı ‘tek adamlık’ inşa edilmek isteniyor. Tüm dinlerde ortak olan tek bir yaratıcıya inanmaktır. Onun dışındaki hiçbir şeyin teklik iddiasında olamayacağını kabul etmek, o tek yaratıcının haricinde kim ki teklik iddiasında bulunuyorsa, baştan sona ona ‘Hayır’ demek gerektiği söylenir. Teklik taslamak, tek otorite olmak, ilahlık taslamanın ta kendisidir. İşte bu nedenle ‘Hayır’ denilmesi gerekiyor.”
Eş başkanlar dahil 11 vekil tutuklu
Eş başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu HDP’li 12 vekil, 4 Kasım’da sabaha karşı evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmıştı.
Diyarbakır milletvekilleri Ziya Pir ve İmam Taşçıer ve Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Demirtaş ve Yüksekdağ’la birlikte grup başkan vekili İdris Baluken, Şırnak milletvekilleri Leyla Birlik ve Selma Irmak, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ve Şırnak Milletvekili Ferhat Encü tutuklanmıştı. İki gün sonra da Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan tutuklanmıştı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel ve Siirt Milletvekili Besime Konca da Ankara’da gözaltına alınmalarının ardından 12 Aralık’ta tutuklanmıştı. Böylece tutuklu vekil sayısı 12’ye yükselmişti.
Birlik’in ardından Baluken’in de tahliye edilmesiyle beraber tutuklu HDP’li vekillerin sayısı 10’a düşmüştü. Beştaş’ın tutuklanmasıyla bu sayı yeniden 11’e yükseldi.