Etyen Mahçupyan: Elimizi vicdanımıza koyup düşününce belki de doğru tutum almak o kadar zor değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçilmek üzere getirilen anayasa değişikliği birçoğumuzu kararsız bırakmış gözüküyor. Bu anlaşılır bir durum, çünkü taslağın maddelerini tek tek ele aldığımızda pek de sorunlu gözükmüyor. Ancak maddeleri birlikte düşündüğümüzde kolayca kabul edilebilir olmaktan çıkıyor.

Yasamayı etkileyecek üç değişiklik var: Parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı gün yapılması, cumhurbaşkanının parti üyeliğinin devam etmesi ve cumhurbaşkanının parlamentoya oranla güçlü fesih yetkisi.

Ama iş burada bitmiyor… Cumhurbaşkanı KHK çıkartabiliyor. Denebilir ki bunlar kanunlara aykırı olamayacağı gibi, Meclis tarafından durdurulabiliyor da. Ne var ki Meclisin zaten cumhurbaşkanının yönlendirmesinde davrandığı bir durumda, kanuna aykırı bir KHK’ya itiraz edileceğini öngörmek gerçekçi değil. Çok muhtemelen kanun değişecek ve KHK’ya uydurulacaktır. Ayrıca Meclis KHK’yı reddeden bir tutum alırsa cumhurbaşkanı çıkacak kanunu veto edebiliyor. Meclis ısrarcı olursa da seçime gidebiliyor…

Demek ki tek tek düşünüldüğünde her biri nispeten kabul edilebilir olan ama bir araya geldiklerinde ve somut durum dikkate alındığında onaylanması pek de mümkün olmayan bir tasarı ile karşı karşıyayız… Bazılarımızın kararsız kalması doğal… Ama elimizi vicdanımıza koyup düşününce belki de doğru tutum almak o kadar zor değildir.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı