Soykırımdan 99 yıl sonra, ülkenin en yetkili makamı bir kâğıda uzun bir metin yazıp önümüze uzatıyor.
Tepede olgunlaşmış ya da buna mecbur kalınmış yeni bir yaklaşımın tabanda hep beraber inşa edeceğimiz barış ortamı için sağladığı imkânı sonuna kadar kullanmak zorundayız.
Bu metinde üzerinde durmamız gereken çok önemli bir satır var.
1915’te öldürülmüş insanların huzur içinde uyumaları için dua edilmiş.
Bu ülkenin siyasi iktidarı, muhalefet partileri, medyası, sivil toplumu, sendikası, öğrencisi, hepimiz bütün gücümüzle 99 yıllık inkâr ve nefret dilinin kötücül etkilerini silmek için kolları sıvamalıyız.
Şimdi davranmak zamanıdır.
Çünkü bu katliam ile yok edilmiş Ermeni halkına dünyanın tüm dillerinde taziyeler sunuldu zaten.
Eksik olan en önemli lisan Türkçedir.
Bugün devlet, sunacağı taziyeyi dokuz dilde tercüme ettirmek için enerjisini boşa harcamamalı.
1915 kurbanlarına Türkçe dua etmek yeterlidir.
Dünyanın her yerinden Ermenice “Âmin” diye karşılığını alacaktır, emin olunuz.
Belki de ihtiyacımız olan sadece budur.
Başbakan Erdoğan, kaybettiğimiz yakınlarımız için taziyelerini sunuyorsa bu toprakların geleneğinden gelen verilecek tek bir cevabımız vardır.
Allah razı olsun, Âmin.