Sanatçı “biz” olduğu sürece, biz de “o” oluruz…
Yüreğimize geçip oturur ve bizde yaşar…
Sanatçı; çağdışılığı, despotizmi, zulmü, hukuksuzluğu, kini, nefreti onaylamaz…
Bir ülkenin aydınları korku içinde yaşarken… Bir ülkenin gazetecileri-yazarları hapishanelere doldurulmuşken… Bir ülkenin dünya çapındaki sanatçıları ülkelerini bırakıp gitmeyi düşünürken… Fazıl Say gibi bir gurur tehditler altında direnirken… Bir ülkenin bütün çocukları birer molla yetiştirilmek istenirken… Bir ülkenin üzerine kara bulutlar çökmüşten…
Gidip muktedirin elinden “ödül” almaz Şener Şen…
Birkaç gün önce bir cinayet işlendi bende…
2016’nın son günleri Şener Şen; o sevdiğim bendeki Şener Şen’i öldürdü, daha yaşarken…
Hiç ölmeyenlerin tersine…