Ceren Sözeri: Medyanın içinde bulunduğu durum, toplumun genelinin bir yansıması

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

“Bilgi sızdıranlar” (whistleblowers) devletlerin belirlediği yasalar çerçevesinde suç olduğunu ve yakalandıkları takdirde cezalandırılacaklarını bilerek, toplumu uyandırmak, bilgilendirmek için bu büyük riski göze alıyorlar.

Gazeteciliğin suç olarak görüldüğü, bilgiye erişimin kısıtlandığı ortamlarda sızıntılar, araştırmacı gazeteciler için de giderek önemli haber kaynakları haline geldi. Kimi kurumlar sızıntıların güvenli bir şekilde gazetecilere iletilmesini sağlayan yöntemler geliştirdi. Ben halen sızıntıları tek başına gazetecilik faaliyeti olarak göremeyen muhafazakarlardanım. Söz konusu kamu yararıysa sızıntının ortaya yayılmasından önce gazetecilik filtresinden geçmesi gerektiğini düşünüyorum.

Medyanın içinde bulunduğu durum, her ne kadar vahim olsa da, toplumun genelinin bir yansıması. Medyadaki sorunlar her zaman göz önündedir, yapısı gereği saklanması kolay değil. Türkiye, medyasıyla olduğu kadar eğitim sistemi, akademisi, ekonomisi, bürokrasisi vs. her kurumuyla birlikte çöküyor. Ana akım medya işini yapıyor olsaydı bunlar çok öncesinden gündeme gelirdi ve bir fren vazifesi görürdü. Ancak medyaya çuvaldızı batırırken bizim de arşivlerimizi gözden geçirmemizde fayda var. Biz ne yaptık, ne yapıyoruz? Unutmayalım ki bu çöküş hiç birimizi teğet geçmeyecek

Ceren Sözeri’nin yazısı