Taha Akyol: Yandaşla, müritle, militanla değil sadece liyakatli personelle iyi çalışabilecek kurumlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Daron Acemoğlu “Bir ülkenin beyni akademik sistemdir” diyor. Devlet üniversitelerine göre daha özerk olan “Boğaziçi, Bilkent, ODTÜ, Koç, Sabancı, Bilgi” gibi üniversiteleri örnek veriyor, “Onları da kaybediyoruz” diyerek esef ediyor.

Bu noktada Fareed Zakaria’nın 2008’de yayınlanan “Amerika Sonrası Dünya” kitabından bahsetmek isterim. “Amerika’nın en iyi endüstrisi yükseköğretimdir… Dünya nüfusunun yüzde 5’ini oluşturan ABD dünyanın en başta gelen elli üniversitesinin, bilim dallarına göre yüzde 42 ila yüzde 68’ine sahip olmakla dünya yükseköğretimine hükmetmektedir. Başka hiçbir alanda ABD’nin avantajı bu kadar rakipsiz değildir… ABD milli gelirinin yüzde 2.6’sını yükseköğretime yatırıyor; Avrupa’da bu oran yüzde 1.2 ve Japonya’da yüzde 1.1 olmasına karşılık…”

Uluslararası indekslere giren akademik yayınlarda Türkiye 2010 yılına kadar İran’ın önündeydi. Neden? İran 2010’da bizi yakaladı ve önümüze geçti. Neden?

Kurumlar, kurumlar…

Siyasi kavgadan konuşmaya vakit bulamadığımız kurumlar!

Yandaşla, müritle, militanla değil sadece liyakatli personelle iyi çalışabilecek olan kurumlar.

Taha Akyol’un yazısı