İsteme, istek…
Türk Dil Kurumu sözlüğünde, “rıza” kelimesinin karşısında böyle yazıyor. Rıza aynı zamanda dini bir terim. Kaynağın birinde “Takdir edilen hükmü sükunetle karşılama”; bir diğerinde “başına gelen bela ve musibetlere sabredip boyun eğme” diye geçiyor.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “küçüğün rızası” derken hangi anlamı kastetmiş olabilir?
Bunun cevabını bilmiyoruz.
Ama bildiğimiz bir şey var: Bugüne dek pek az kavram siyasal İslamı, onun kurmak istediği düzeni, bu açıklıkta anlatmıştı bize. Adeta zihnimizde sapsarı bir ampul yandı.
“Küçüğün rızası” dendiğinde:
Hem reşit olmadığı için yasa önünde çocuk sayılan 18 yaşından küçük bir kızı kastediyorsunuz, hem de regl olduğu için, aslında çocukluktan çıktığını düşünüp bu netlikte ifade edemediğiniz kız çocuğunun rızasından söz ediyorsunuz.
Tarihe kayıt olsun ki, sizin rızanız ile bizim rızamız aynı değil…
Rıza, ancak seçme özgürlüğü varsa insana yakışır.