Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin başından beri hep sıkıntılı olduğunu bilmeyen yok. Bu bakımdan bugünlerde yaşanan sorunların aslında ufak tefek siyasi anlaşmazlıklardan kaynaklandığını, istenirse bir çırpıda çözülebileceğini düşünmek yanlış. Ancak bizim “Avrupa camiası ile” ilişkilerimizi AB üyeliği konusuyla sınırlamak çok daha büyük bir yanlış.
Türkiye her şeyden önce bir Avrupa ülkesi. Avrupalı öbür ülkelerin kendi aralarında kurdukları birliğe bizi dahil etmek istemeyişleri bu gerçeği değiştirmiyor.
…
Avrupalılar bize karşı çok fazla sempati besliyor sayılmazlar. Ama birbirlerine duydukları sevgi de bize duyduklarından çok daha güçlü değil. Muhakkak ki bizim Müslüman oluşumuz veya Osmanlı asırlarında yaşananlardan onların kolektif hafızasına intikal etmiş olan hatıralar bize biraz daha mesafeli bakmalarına yol açabilir.
Ama eski kıtada Protestanlarla Katolikler arasında yaşanan savaşlar olsun, Latinlerle Germenler arasında veya Cumhuriyetçilerle monarşistler arasındaki savaşlar olsun, bizimle yaptıklarından çok daha kanlı ve düşmanlık üreten savaşlardır bunların hepsi.