Mehmet Barlas: Bizim söylememiz gerekenleri Cumhurbaşkanı seslendirdiğinde mahcup oluyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğan Türkiye’yi hedef alan her çeşit saldırıya anında cevap verdiği için biz köşe yazarları bu ülkenin insanları olarak hem rahatlıyoruz hem de bizim yazıp söylememiz gerekenleri Cumhurbaşkanı anında, hepimizden önce seslendirdiği için herhalde biraz da mahcup oluyoruz.

Örneğin Avrupa Parlamentosu Başkanı Schulz’un “Türkiye’deki durumun devam etmesi halinde, Avrupa Birliği olarak ekonomik yaptırımlar dahil, bazı önlemleri düşünmek zorunda kalacağız” şeklindeki demecine verdiği cevap, hepimizin duygularına tercüman olmamış mıydı?

Bu cevabın bir bölümünü hatırlayalım: “- Birileri kendi akıllarınca bu coğrafyayı bize dar etmek istiyor. Şu terbiyesize bak ya, ‘Yaptırım uygularız‘ diyor. Ya senin her yerin yaptırım olsa ne yazar. Geç kalıyorsun geç. Biz de bu saldırılara cevap olarak onların kullandığı ne kadar maşa, alet, hain varsa hepsinin başını eziyoruz ve ezeceğiz.”

Aslında Schultz benzeri bazı akılsız ve sorumsuz Avrupalıların Türkiye hakkında ileri geri konuştuklarına fazla önem vermek de ne kadar doğrudur bilemiyorum… Çünkü diğer bazı Avrupalılar da, Türkiye’nin ne kadar önemli bir ülke olduğunun fazlasıyla farkındalar.

Mehmet Barlas’ın yazısı