(…) AK Parti’nin önerisi yargının yürütmeye bağlanmasını ifade ediyor. Eğer seçim sistemi değişmez ve dar bölgeye geçilmezse (ki MHP’nin zaten bu noktada rezervi var) milletvekili adaylarının da Başkan tarafından seçilmesi işin ‘doğası’ gereğidir. Böylece sadece yargı değil, yasama da yürütmeye bağlanacak ve yeni sistemde Başkan gerçekten de her alana hakim olabilecektir.
Görünüşte kuvvetler ayrılığından söz etmek mümkün olacak, kurumlar birbirinden ayrı isimlere, binalara ve kurallara tabi olacaklar ama iradeleri tek bir noktada bütünleşerek Başkan’ın tasarrufuna sunulmuş olacaktır.
AK Parti’nin başkanlık sistemini bunca yıl ‘düşündükten’ ve savunduktan sonra kamuoyuna neredeyse bir ‘kayyum modeli’ ile çıkması muhtemelen muhafazakar kesimde de hayal kırıklığı yaratmıştır.
Halkın bu denli teveccühünü kazanmış bir partinin aynı halkı böyle bir sisteme layık görmesi, demokratik referanslar açısından toplumun çoğunluğunun gerisinde kaldığı anlamına gelir. AK Parti vakit varken kendisine yakışanı yapmalı. Aksi halde ‘ona yakışan zaten buydu’ derler ve haksız da olmazlar…