Cumhurbaşkanı (Evet, cumhurbaşkanı. Devletin en tepesi) Erdoğan, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’un Türkiye’de idam cezası yeniden getirilirse AB’ye katılım müzakerelerinin durdurulabileceğine ilişkin sözlerine; ardından da evrensel demokrasi ölçütlerine ve basın özgürlüğüne ilişkin tutum devam ederse “Yaptırım uygulanabilir” demecine fena halde öfkelenmiş.
Sanırım siz de dinlediniz. Dinlemeyenler için o can alıcı cümleyi aktaracağım:
“Kimsin sen ya, kimsin? Orada bir parlamentonun başkanı, nesin sen? Şu terbiyesize bak ya,‘Yaptırım uygularız’ diyor. Ya senin her yerin yaptırım olsa ne yazar.”
Bu bir eşik aşılmasıdır. Besbelli ki AKP iktidarı, Tayyip Erdoğan kaptanlığında Türkiye’nin eksenini tümüyle (biraz değil tümüyle) değiştiriyor. Türkiye yüzünü AB’den “Körfez”e çeviriyor. Hani Katar Emirliği’nin, Suudi Arabistan Krallığı’nın borusunun öttüğü Körfez’e…
Türkiye sırtını Batı’ya yüzünü Körfez’e çeviriyor. Ikinci Mahmut döneminden bu yana imparatorluğun ve 1923’ten bu yana Cumhuriyet’in sürdürdüğü “eksen” değiştiriliyor. Hem de 180 derece…
Üstünde uzun uzun düşünmemiz gereken ana soru bence bu!..