Konuşmanın ‘parlamento-onay’ konulu ikinci bölümü yeni bir şey değil. Yenilik ‘Allah’ın idam konusunda ne dediği’ ile ilgili.
Daha önceki konuşmalarında ‘Halkım isterse’ diyordu, bu kez ‘Allah ne dediyse o’ noktasında.
Bizim delik deşik olmuş Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti laik hukuk devleti. Yani dini inançlar, kutsal kitaplar hukukun çerçevesini oluşturmaz.
Günlük hayatımızı düzenleyen hukuk kuralları, eğer Allah’ın ne dediğine bakarak düzenleniyorsa, orada laik hukuk devletinden söz edilemez. İdam konusunda Allah’ın dediği olacak ise ceza hukukunu ilgilendiren diğer konularda Allah’ın dediği neden geçerli olmuyor?
Merak ediyorum, ceza hukuku, Allah’ın emirlerine göre düzenlenecek ise medeni hukuk ve ticaret hukuku vs fani insanların kurduğu laik düzene göre mi işleyecek?
Ondan sonra gelsin çoklu evlilik, miras hukukunun değişmesi vs.