Aslanlı Yol mesela… İki tarafı yüksek ağaçlardan oluşan koridordur. Hem o koridorda yürüyen insanların, görsel açıdan şehirle, dış dünyayla bağlantısını keser, hem de, manevi bir hazırlık yürüyüşü sonrasında Ata’nın huzuruna çıkmalarını sağlar. O ağaçların boyları, hacimleri, renkleri ve türleri, tesadüfen seçilmiş değildir.
O ağaçlar…
“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” felsefesiyle seçilmiştir!
Çünkü…
Anıtkabir’i tasarlayanlar, Atatürk’ün sadece bedenini orada toprağa vermek için değil, Atatürk’ün fikirlerini orada yaşatmak için tasarladılar.
Bu kapsamda “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” vizyonundan ilham alarak, Anıtkabir’i çepeçevre sarmalayacak bir ormanı, Uluslararası Barış Parkı’nı oluşturmaya karar verdiler.
Yurtta Barış’ı temsilen Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Samsun fidanlıklarında yetiştirilen, onbinlerce fidanı getirdiler.
Dünyada Barış’ı temsilen de, 24 ülkeye davette bulundular.
…
Ve bugün… Bu ülkelerin hepsiyle papaz olmuş vaziyetteyiz!
“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ormanı”nda dikili ağacı bulunan ABD’den Almanya’ya, Belçika’dan Fransa’ya, Yunanistan’dan Mısır’a, İsrail’den Irak’a hepsiyle aramız bozuk, bazılarıyla örtülü‐açık savaş halindeyiz.