Öyle görünüyor ki Başbakan’ın gönlünde yatan şey, Gül’ün emekli olup bir kenara çekilmesi.
Partinin içinden kendi sözünden çıkmayacak bir başbakan tayin etmek, partiyi de kendisine sadık bir “eşbaşkana” emanet etmek, Erdoğan’ın şu andaki hedefi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilmeyi başarabilirse, hükümetin başına kendi sözünden çıkmayacak birisini tayin edecek.
Başbakan’ın milletvekilleri arasından seçilmesi zorunluluğu ve bundan sonraki ilk genel seçimin 2015’te olacağı da hatırlanırsa, Abdullah Gül’ü zor bir yolculuk bekliyor.
Erdoğan’ın iradesi dışında AKP Genel Başkanlığı’na aday olabilir mi, olursa seçilebilir mi, seçilirse Erdoğan ile uyum içinde çalışacak bir başbakan olabilir mi?
Başbakan’ın önünde, Cumhurbaşkanı seç ilirse, istediği planı uygulayabileceği uzun sayılacak bir süre olacak.
İlk hedefi, Anayasa’ya açıkça aykırı olsa da “partili cumhurbaşkanı” gibi davranmak, nihai hedefi ise başkanlık ya da yarı başkanlık sistemini kurabilecek çoğunluğa ulaşmak ya da bunun için ittifaklar oluşturmak olacak.
Her şey Abdullah Gül’ün bunu içine sindirip sindiremeyeceğine bağlı.
Erdoğan’ın bileğini bükebilir mi?
Bunu başaramazsa siyasal İslamcı gelenekten gelen ve belki AKP’ye göre merkeze daha yakın bir siyasi partinin kuruluşuna da tanıklık edebiliriz.