Direnişlerin zafer kazandığı çok eski günleri konuşurken hepimizin gözleri parlıyor. Direnişlerin yılgınlığa dönüştüğü yakın zamanları, çok yakın zamanları konuşurken kalplerimiz daralıyor.
Bir ara, “Reis hakkında düzgün konuş, dedim; ters cevap alınca da çekip vurdum” diyen saldırgandan bahsediyoruz. O an fark ediyorum, iktidarın kafası da aynı o saldırganınki gibi çalışıyor. Tekeline aldığı hukukta artık tek bir kıstas var: Bu iktidar, “Reis hakkında düzgün konuş!” diye emrediyor herkese.
Düzgün konuşmayanı anında çekip vuruyor. Bazılarını dizinden, bazılarını karnından, bazılarını da beyninden. Akademisyenleri vuruyor. Hukukçuları vuruyor. Yazarları vuruyor. Aydınları vuruyor. Kürtleri vuruyor. Türkleri vuruyor. Solcuları vuruyor. Laikleri vuruyor.
Tüm muhalifleri çekip çekip vuruyor. Tüm vurulmuşlar akın akın dayanışmaya geliyorlar. O an emin oluyorum. İktidar ne yaparsa yapsın muhalif olan herhangi birinin iktidarın istediği gibi konuşması, şekillenmesi artık mümkün değil.
Bu gazete… Daha önce defalarca başına işler gelmemiş gibi. Yazarları hiç öldürülmemiş gibi.
Yazarları hiç hapislerde süründürülmemiş gibi. Her faşist kalkışmada tehditlerin hedefinde olmamış gibi. Hâlâ bildiğini okuyor.
İktidar istediği kadar vursun; tekmelesin; hırpalasın; tehdit etsin…
Aklı başında olan kimsenin Reis hakkında düzgün konuşması mümkün değil. Çünkü bu Reis zerre kadar düzgün değil.