Kabul etmek durumundayız ki, cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle birlikte Türkiye fiili bir başkanlık halini yaşamaya başlamıştır.
Eğer parlamenter sistem 367 rezaletine benzer absürtlüklerle derin bir çaresizliğe mahkum edilmeseydi, belki de bugün başkanlık sistemi diye bir gündemimiz hiç olmayacaktı.
Bu arada CHP’nin o günlerdeki vebalini de bir yere not etmekte yarar var. Çünkü esas itibarıyla başkanlığa giden yolu CHP’nin 367 konusunda anayasal sınırları ve teamülleri zorlayan tavrı açmıştır.
Dolayısıyla CHP’nin bugünkü itirazlarının çok fazla bir önemi yok. Maalesef siyasetin şehveti bazen dönüşü imkansız hatalara yol açabiliyor.