“Makbul medya” diyoruz çünkü, iktidar tarafından kabul gören medyadır. Aynı kökten gelen öteki Arapça sözcüklerle akrabalığı da aslında öğreticidir. Örneğin “ikbal” de aynı kökten geliyor. Medyanın yapması gereken işe ise haber deniliyor. “Bilgi” anlamına geliyor; “birinci elden edinilen bilgi” anlamı daha da zenginleştiriyor.
Olandan bitenden haberiniz yoksa size “bihaber” denilebilir. Peki olanı biteni tersinden görüyorsanız ne denilecek? Örneğin son Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kuruluşlarından atılan on bin kişiyi değil de görevlerine iade edilen sayıları yüz dolayında olanları başlığa çekiyorsanız size ne diyeceğiz?
“Yandaş medya”, “havuz medyası” gibi tanımlamalar aslında yeterli değildir, durumu aktarmak için “makbul” sözcüğü daha uygundur. Üstelik böylece Arapça aynı kökten gelen “ikbal” ile de kolay ilişki kurulabilir. Muhalif medyanın, haberde nesnelliği, gerçeği arayan gazetelere resmi ilanlar üzerinden ödenmesi gereken gelir kaynağı siyasi nedenlerle kapatılmaya çalışılırken makbul medyaya “ikbal kapılarının” açılması bu kapsamdadır.