Bizim cephemizden baktığımızda gördüğümüz bir Seküler Çağ değil, her geçen gün daha fazla dinselliğe gark olmuş bir çağdır mesela. Dünya her geçen gün dinsel bağnazlığa daha fazla kapılmakta, sekülerliğin en üst örneklerinin ilk görüldüğü Avrupa kıtasının her tarafına sağ muhafazakar partilerin popülaritesi daha fazla artmaktadır.
Bu artış aynı zamanda dini kimliğin de, belki dindarlıkla orantılı olmasa da, güçlenişini ve etkili hale gelmesini beraberinde getirmektedir.
Ortadoğu’da yaşanan hadiselere tamamen dinsel bir pencereden bakan ve bu sürece tam da bu motivasyonla katılanların belirleyicilikleri azımsanmayacak boyuttadır.
İsrail’in güvenliği için ABD’nin giriştiği büyük maceraların ABD’nin ekonomik çıkarlarıyla veya başka bir rasyonaliteyle açıklanabilir bir tarafı yok mesela.
Bu coğrafyada olup bitenleri tamamen kendi dinsel istikbalinin bir gerçekleşmesi olarak gören yığınla insan yaşıyor ABD’de de Avrupa’da da ve tabi, farklı bir bakış noktasından da olsa, Müslüman dünyada da.