Murat Yetkin: Siyasi bağlantıların üzerine gidilmemesi, soruşturmalara gölge düşüren bir etken

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Toplu tutuklamalar yargı çevrelerinde yeni bir tür “mahalle baskısına” neden olmuş durumda. Savcılar ve hâkimlerin “makul şüphe” ilkesi dışında da önlerine gelen çoğu iddiayı, “FETÖcü” denir kaygısıyla, ya da sırf kendi elinden çıksın düşümncesiyle onayladığı öne sürülüyor siyasi kuliste. Bu durumun tutuklananların sayısında gereksiz artışa ve deyim yerindeyse “kurunun yanında yaşın da yandığı” iddialarına neden olduğu konuşuluyor.

Demokratik dünyada hükümetin başını en çok ağrıtan konulardan birisi de tutuklu olan gazetecilerin, yazarların durumu.

Zaman grubu gazete ve dergilerde yazan, televizyon programları yapan Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Ali Bulaç gibi kıdemli gazeteciler bir yana, darbe ve Gülen medyasıyla ilgisi olmayan, ancak Özgür Gündem’de yazan romancı Aslı Erdoğan, dil bilimci Necmiye Alpay gibi solcu bilinen isimler de halen tutuklu bulunuyor. Gazeteci ve yazar olmak kimseye suç işleme ayrıcalığı vermez elbette, ama suç kanıtı olmadan tutuklanmaları ifade özgürlüğünü yaralıyor.

AK Parti’nin geçen hafta sonu Afyon kampında parti içinde Fethullahçılarla irtibatlı isimlerin istifası konusunda tartışma çıktığı haberleri basına yansıdı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün yakın “siyasi arkadaşlarının” dahi “bu işin üzerine fazla gitmeyelim” demiş olduğunu açıklaması akıllara mesela o arkadaşların hala parti içinde olup olmadığını da getiriyor. Siyasi bağlantıların üzerine gidilmemesi, alt düzeyde on binlerce kişiyi etkileyen soruşturmalara gölge düşüren ayrı bir etken.

Murat Yetkin’in yazısı