Amed Belediyesi’ne saldırı, 15 Temmuz AKP darbesinin yeni bir aşamasıdır. Kışanak ve Anlı’yı gözaltına alanlar, “Üçüncü yolun” da, “barışçı, parlamenter, silahsız yolun” da önünü tıkamış oluyorlar.
Böylece ortada “iki seçenek ve tek yol” kalıyor: Ya Amerika’nın ya da Rusya’nın uydusu olmak ve her durumda “kanlı yoldan” yürümek… Bu kaostan sonra Türkiye’nin Ortadoğu’da, Balkanlar’da ve Kafkasya’da “bağımsız” rol oynaması artık imkansızdır. Ya bataklıkta boğulacak, yo da onun bunun hegemonyasında o maceradan bu maceraya sürüklenecek… Böyle giderse, “kanlı yoldan” da dönemeyecek; artık “Oslo” da, “İmralı” da hayal olacak.
Bunları yazarken bir an geçmişe daldım. Yıl 1964. Yerel seçim zamanı. Biz TİP’teyiz. Bir avuç insanız. Bir kahve toplantısı yapıyoruz. Behice Boran konuşmuş. Nevzat Hatko ve öteki TİP’lilerle yola koyuluyoruz ki, şimdiki TBMM Başkanının yönettiği MTTB’li bir grup arkamıza düşüyor.
“TİP TİP tipsizler, Amerika gitsin Rusya mı gelsin Allahsız komünistler…” Bizden kalabalıklar.
Ama saldıramıyorlar. Öylece yürüyoruz…
O zamanlar biz “Moskovacı”ydık. Şimdiki AKP’liler “Amerikancı”. 1969’da Kanlı Pazar saldırısını bunlar yapmıştı. Dünya iki kutupluydu. Birisi sosyalist, öteki emperyalist. Zamanla ortaya bir “üç dünya” teorisi çıktı. Bugün Rusya’yı ve AKP’yi destekleyen “has Maocular”, “Ne Amerika, ne Rusya” demeye başladılar. Aybar da onlara katılıverdi.
Şimdi dünya değişti.
Küresel kapitalizm kendi arasında Pazar kavgaları yapıyor. Ortadoğu bu yüzden yanıyor. Bölge devletleri ya Rusya’nın ya da ABD’nin ekseninde mevzileniyor. Eski üçüncü yolcular çoktan Rusyacı olmuş.
Apocu program bu duruma alternatif arıyor. Alternatif “üçüncü yol”. “Ne Amerikan, ne Rusya, ama hem Amerika, hem Rusya…” Yani “uyduluk” yok, ama insanlığın ortak çıkarları için herkesle ortak çalışmak…
Abdülkadir Selvi’yi okuyorum. Size de aktarayım: “Suriye’de ABD, PYD-YPG ile Türkiye’yi parçalayacak bir oyun oynuyor. Suriye’nin bütünlüğünü esas aldığı için Rusya ve İran’la anlaşabiliriz.” Hükümet ve Saray adına konuşuyor. Türk devleti NATO üyesi ve NATO’nun patronu ABD’ye karşı ayaklanmış durumda. Bu kafayla gidilirse, korktukları başlarına gelecek. Kürde karşı ister ABD’yle birleşsinler, ister Rusya’ya yanaşsınlar, “üçüncü yolla” ittifak dışında Türkiye kesinlikle bölünecek. Rusya ile ABD’nin karşı karşıya geldiği her durumda ne Amerika yıkılır, ne Rusya. Hangi ülke üzerine kapışırlar ve paylaşımda anlaşamazlarsa, bilin ki o ülke yerle bir olur.
Irak’ın haline bakın. Suriye’yi seyredin. Ya Libya… Hele Yemen…
Kışanak ve Anlı, onların Büyükşehir Belediyeciliği “üçüncü yol”da yürümektedir. Bu “üçüncü yol”, yalnız Kürtlerin değil, Türklerin de menfaatinedir. Tüm Ortadoğu’nun, Balkanların ve Kafkasyanın menfaatinedir. “Üçüncü yol” şahsiyetli ve tarafsız dış politika yoludur. Kimsenin uyduğunu kabul etmez. Ama hiç kimseyle de “çatşma, gergsiinlik, silahlı yarışa” girmez. Bütün devletlerle iyi komşuluk, barışçı, ekonomik, kültürel ilişki” ister. Hangi ekonomik, politik sisteme sahip olursa olsun, ister Çin, ister Almanya, ister Rusya, ister ABD olsun herkesle “barış içinde birlikte yaşama” ilkesini savunur.
Siz şimdi Kışanak ve Anlı’yı göz altına alıyorsunuz ve sonra da Hürriyet Gazetesinde görevlendirdiğitniz sözcünüz Selvi’ye “ABD’ye karşı Rusya” ile ittifak çağrıları yaptırıyorsunuz. Bu gidişle sizi Kışanak ve Anlı bile kurtaramayacaktır.
Bugünkü rejim için yapacak hiç bir şey yok. Onları kimse “kurtaramaz”. Bir kaç yıllık işleri kalmıştır. Sorun Türkiye’nin işinin bitmemesidir. Bunun ilk şartı “darbe rejiminden” kurtulmaktır. Sonra hemen içerideki savaşa son vermektir.
Rojava’yı tanımak, Suriye ve Irak’tan toprak talep etmekten vazgeçmek ve bu ülkelere, bir zamanlar Mustafa Kemal’in de aklından geçen “konfederal” birlik programıyla yaklaşmak…
Konfederalizm olur mu, olmaz mı bilmem ama, “Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi Türklerindir” programının “kanlı hayalciliğiyle” kıyaslandığında her parçada Kürtlerin özerk yaşadığı “Konfederal Türkiye, Irak, İran ve Suriye” hayali insanidir, medenidir, halklara saadet ve refah rüyası gördürür.
Siz rüyanızda kan görmek mi istiyorsunuz?