Aslı Aydıntaşbaş: Halkı doğrudan temsil eden insanların gözaltına alınması, nasıl bir stratejiyle açıklanabilir?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ın Yüce Meclis’in davetiyle darbe komisyonunda ifade verdikten hemen sonra gözaltına alınması, sadece demokrasi açısından bir felaket değil, aynı zamanda akla ziyan bir durum. Kışanak da diğer belediye eş başkanı Fırat Anlı da Kürt siyasi hareketi içinde “makul” ve “sağduyuyu” temsil eden isimler.

Uzlaşmacı, medeni insanlar. HDP’nin yüzde 73 oy aldığı bir yerde halkı doğrudan temsil eden insanların gözaltına alınması, nasıl bir stratejiyle açıklanabilir? Hangi devlet nasıl bir ruh haliyle bunu yapar? Sanırım strateji ortada. Putin’in Grozni’de yaptığına benzer bir bastırma harekâtı.

Kürtleri ve diğer muhalif kesimleri olabildiğince ezmek, Kürt şehirlerini fiziken değiştirmek, CHP’yi izole etmek, internetten sokağa, sosyal direnç alanlarını zayıflatmak ve sonunda başkanlık seçimlerine gitmek. Tam anlamıyla bir çılgın proje! Peki, devlet aklı?

Birileri o 8 saat boyunca karşılıklı bakışıp portakal suyu ve çay içilen MGK toplantılarında çıkıp böyle bodoslama gitmenin uzun vadede Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü tehdit ettiğini anlatmıyor mu?

Hiç mi tarih bilinci, dünya okuması yok bu toplantılara katılan bıyıklı göbekli amcaların? Hani, “Şırnak’ı, Nusaybin’i, Cizre’yi insansızlaştırırsak bile bir kuşak sonra başımıza daha büyük bir Kürt sorunu çıkar” gibisinden bir değerlendirme yapan da yok mu? Muhtemelen yok. Devlet denilen tuhaf aygıt, akılcı parametrelerle işlemez.

Aslı Aydıntaşbaş’ın yazısı