Özgür Mumcu: Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 52 oy alalı beri her şeyi biliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 52 oy alalı beri her şeyi biliyor. Takdir edersiniz ki o kadar oy alınca insanın önünde kadim hikmet kapıları açılıverir. İktisattan tarihe, hukuktan tıbba her konuda ilim ve irfan milli iradenin temsilcisinin zihnine doluşuverir.

Bu sebeple sayın Erdoğan “Ben tarih dersi veriyorum” diyerek âlemi tenvir etme vazifesinin hakkını vermeye gayret ediyor. İyi de yapıyor zira televizyon ekranlarına ve gazetelere bakınca bir tarih dersine ihtiyaç olduğu görülüyor.

Bir bakıyorsunuz uzman diye kanal kanal koşturan biri Musul hakkındaki Birleşmiş Milletler raporundan bahsediyor. 1945’te kurulmuş örgüte 1920’lerde rapor yazdırıyor. Çaresiz kanal değiştiriyorsunuz.

Bir başkası Sykes-Picot Anlaşması’ndan dem vuruyor. Sonra Sykes ve Picot’nun döneminin dışişleri bakanı olduklarını söylüyor. İkisi de değildi diye söylene söylene kumandanın tuşlarına basıyorsunuz.

Karşınıza kendi davudi sesine âşık biri çıkıyor. Ankara Antlaşması’na göre Irak’ın toprak bütünlüğü korunamazsa Türkiye’nin Musul’a müdahale hakkı olduğunu gözlerini belerterek duyuruyor. Öyle uluslararası antlaşma olmaz ve de o antlaşmada öyle bir hüküm yok diye mırıldanıyorsunuz.

Hakikaten bir tarih ve uluslararası hukuk dersine çok fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Bu sebeple sayın Cumhurbaşkanı’nın inisiyatif alması son derece önemli. Yoksa ekranlar ve gazeteler temelsiz “uluslararası hukuktan doğan meşruiyet zemini” iddiaları ya da “uluslararası ilgiye mazhar prensipler” gibi hiçbir hukuki anlam ifade etmeyen ve aslında var olmayan kavramlarla dolup taşıyor.

Özgür Mumcu’nun yazısı