BURCU KARAKAŞ
Devlet korumasında yetişen bir grup genç tarafından kurulan Hayat Sende Derneği, ‘Yurt İntiharları Son Bulsun’ adıyla bir imza kampanyası başlattı.

Uluslararası veriler, yetiştirme yurtlarından ayrılan bireylerin yüzde 10’unun intihar ettiğini, yüzde 20’sinin ise suça sürüklendiğini gösteriyor. Türkiye’de ise bu alanda herhangi bir istatistik mevcut değil.
Dernek üyelerinden Abdullah Oskay ise yetiştirme yurtlarında büyüyenler arasında intihar vakalarının azımsanmayacak oranda fazla olduğuna dikkat çekiyor.
Kendisi de koruma altında yetişen Oskay, iki dönem arkadaşının yurttan ayrıldıktan sonra intihar ettiğini, benzer vakaların oldukça sık yaşandığını söylüyor: “Yurtlardan ayrılan bireylere ilişkin intihar haberleri derneğimize çok sık geliyor. Yalnızca son 20 gün içinde yurttan ayrılan dört kişinin canına kıyması üzerine dernek olarak artık buna bir dur demek için kampanya başlattık. Kampanya ile toplum, kamu kurumları ve medya nezdinde yurtlardan ayrılan bireylerin sorunları üzerine kapsamlıca düşünülmesini sağlamak istiyoruz.”
‘Boşluk duygusu yaşıyorlar’
Oskay, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın veri paylaşım protokolü imzalayarak yurttan ayrılan bireylere ilişkin kaliteli istatistikler yayınlaması gerektiğini vurguluyor.
Bu kişilere yönelik etkili psikososyal hizmetler sağlanması ve intiharlara ilişkin Meclis araştırma komisyonu kurulması ise derneğin diğer talepleri arasında yer alıyor: “Yuva ve yurtlarda ailesiz bir ortamda yetişmenin çocuklar için şiddetle eşdeğer olduğu akademik araştırmalarca defalarca ispatlanmıştır. Yuvada ve yurtta yetişen çocukların bir boşluk duygusunda yaşadığı, bir çocuğun temel sorusu olan ‘Ben kimin aklındayım?’ sorusuna yanıt bulamadığı, geçmişini anlamlandıramadığı, birçok çocuğun tek bir fotoğrafı bile olmadan yurttan ayrıldığı görülmektedir. Gönüllü ve bakım verenlerin çok sık değişmesi çocuklarda bağlanma bozukluklarına neden olup, insanlara ya çok kolay güvenme ya da hiç güvenememe gibi sorunlara neden oluyor. Boşluk duygusu, bağlanma bozuklukları, psikososyal mekanizmalara güvenememe ve yeterli destek mekanizmalarının olmaması korumadan ayrılan bireylerin intiharının bizce ana nedenleri.”
‘Ötekileştirmeye maruz kalıyorlar’
Oskay, toplumda yurtlardan ayrılan bireylerin sorunları hakkında olması gereken farkındalığın bulunmadığı görüşünde: “Bu çocuklar hayatlarının birçok alanında ayrımcılığa, ötekileştirmeye maruz kalıyor. ‘Ben yurttan gelin istemem’ diyen de var, ‘Annem seninle arkadaşlık etmemi istemiyor’ diyen de… Bu durum koruma altında yetişen bireyleri oldukça fazla örseliyor. Yuva ve yurtlarda yetişen bireylere ilişkin ayrımcı söylem ve eylemlerden kaçınılmasını çok istiyoruz. Bu yaklaşımlar çocukların ve gençlerin bilinçlerini yaralıyor. Toplumdan ana beklentimiz, koruyucu aile ve evlat edinme hizmet modelleriyle çocukların hak ettikleri sevgi ortamında ailede yaşamalarını desteklemesi.”
Kampanyaya buradan destek verebilirsiniz.
Son bir ayda yetiştirme yurdunda büyüyenler arasında yaşanan bazı intihar vakaları:
* Sibel, 3 Ekim’de yaşama veda etti. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda devlet memuru olarak çalışıyordu.
* Muhammed, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda devlet memuruydu. O da Sibel ile aynı gün, 3 Ekim’de bakanlığın 10. katından atlayarak intihar etti.
* Tarık, Hazine Müsteşarlığı’nda memur olarak çalışıyordu. 12 Eylül’de evinde intihar etti.