Etyen Mahçupyan: PKK silahları süresiz susturduğunu ilan etse, psikolojik olarak devlete 'diz çöktürebilirdi'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

İlk kırılma çözüm sürecinin bitmesi sonrası 2015 Haziran seçimlerinde yaşandı. AK Parti’nin Kürtlere yönelik seçim propagandası apaçık yanlışlar içermesine rağmen düzeltilmedi. Bir anlamda iktidar ‘olacaksa böyle olsun ya da hiç olmasın’ demiş oldu. Cevap yüzde beş civarında oyun HDP’ye kaymasıydı, çünkü Kürtler nezdinde AK Parti kendi meşruiyetini büyük çapta hırpalamıştı. O noktada eğer PKK silahları süresiz susturduğunu ve kuvvetlerini sınır dışına çektiğini ilan etse, psikolojik olarak devlete ‘diz çöktürebilirdi’.

Ama aynen örgütte olduğu gibi, anlaşılan AK Parti’de de bazı ‘büyük hayaller’ yeşerdi. Adım adım meşruiyet avantajı elden kaçtı ve bu gidişatın devam edeceği görülüyor. OHAL’den yararlanılarak Kürt coğrafyasında öğretmenlerin işten uzaklaştırılması, diğer yayın organları yanında İMC ve Zarok TV’nin devletleştirilmesi toplumla bağı kopartacak bir hamle… Çünkü sorunu çözme yeteneğine sahip tek aktör olan iktidarın ‘çözümden’ ne anladığını tanımlıyor.

Sonrasında muhtemelen birkaç kişi devletin bu basiretsizliği nasıl olup da yaptığını anlamaya çalışacak, diğerleri ise Kürtlerin ‘ihanet’ ettiklerini anlatıp duracak.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı