Birden fazla çocuğu istismar etmekten yaklaşık 17 yıl ceza verilen sanık Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) henüz yürürlüğe girmemiş bir kararı gerekçe gösterilerek tutuklanmadı.

Hürriyet’ten İdris Emen’in haberine göre Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde, 2011 yılında yanında kaçak çalıştırdığı 12 yaşındaki C.O.’yu istismar ettiği gerekçesiyle yargılanan 73 yaşındaki Azmi Ergüney’in davasında 30 Eylül’de karar çıktı.
Silivri Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanığa, cinsel istismar suçundan 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verildi. Mahkeme kararıyla çocuğu istismar ettiği tescillenen sanık tutuklanmadı. Mahkemenin bu hükmünde AYM’nin temmuz ayında verdiği ve hayli tartışılan bir karar etkili oldu.
AYM, Türk Ceza Kanunu’nda, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara yönelik her türlü cinsel davranışı istismar sayarak sekiz ile 15 yıl arası hapis öngören maddeyi iptal etmiş, cinsel istismar davalarında cezanın her vakanın kendi içinde ayrı ayrı ele alınarak tayin edilmesi gerektiğine hükmetmişti.
Mahkeme de, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için gereken altı aylık süreyi beklemeye gerek görmeyip şu gerekçeyi ileri sürdü: “Ülkemizin yoğun ve acil sorunları nedeniyle yasa koyucunun bu suça ilişkin düzenlemeyi ne zaman yapabileceğinin bilinmiyor olması.”
‘Tutuklanması gerekse de…’
Kararı veren mahkeme heyeti, sanığı, AYM’nin ’15 yaşın altındaki çocuklara her türlü cinsel davranışın istismar sayılacağı’ hükmünü iptal ettiğini gerekçe göstererek adli kontrol talebiyle serbest bıraktı.
Karar metninde şu ifadeler yer aldı: “Her ne kadar sanık hakkında hükmolan ceza miktarı nazara alındığında sanığın hükmen tutuklanmasına karar verilmesi gerekiyor ise de; sanığın mahkumiyetine konu TCK 103/1-A Maddesinin ‘15 yaşını tamamlamış mağdurlar yönünden’ Anayasa Mahkemesi’nin 26/05/2016 tarih 2005/108 esas 2016/46 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması, iptal kararının yayımlandığı tarih olan 13/07/2016’dan itibaren 6 ay sonra iptal kararının yürürlüğe girecek olması, henüz yasa koyucunun iptal edilen madde yerine düzenleme yapmamış olması, ülkemizin yoğun ve acil sorunları nedeniyle yasa koyucunun bu suça ilişkin düzenlemeyi ne zaman yapabileceğinin bilinmiyor olması, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yasa koruyucu tarafından yasal düzenleme yapılmaması halinde, tutukluluğun sanık yönünde telafisi mümkün olmayan hak mahrumiyetine neden olacak olması mahkememizin Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra uygulamasının bu yönde istikrar kazanması ve sanığın tutuklulukla geçirmiş olduğu süre nazara alındığında, 5271 sayılı CMK 109 ve devamı maddeleri gereğince sanığın yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol altına alınması…”
Sanığın, C.O.’nun üvey kardeşi R.C.’yi de istismar ettiği mahkeme sürecinde ortaya çıkarken, avukat Selin Nakıpoğlu, kararın çocukları istismar eden failleri cesaretlendireceğini söyledi.