Bugün Türkiye’de milliyetçi ve İslamcı değer ve politikaların hâkim olduğu bir dikta rejimi, salt yukarıdan aşağıya doğru, OHAL fırsatı kullanılarak dayatılmıyor. Böyle bir diktatörlük arzusu, Müslüman Türklerin bir kesiminin de gönlünden geçiyor. 15 Temmuz direnişini kalıcı bir kazanıma dönüştürme adı altında bunu dile getiriyorlar.
Söylemekle veya mırıldanmakla yetinmeyip ellerine imkân geçer geçmez uyguluyorlar.
Eski örfi hukuk sisteminde yasama yetkisi padişaha ait olduğu gibi, yeni örfi hukuk rejiminde de yasama yetkisi yürütmenin elinde toplanmış durumda.
Sünni irredantizminin giderek asabileştiğini, eğitim hayatını hâlâ tamamen Kemalist resmi ideolojik dayatmalarla şekillendirildiğinden şikâyet ettiğini görüyoruz. Sadece bütün müfredatta din ağırlıklı eğitimin artmasını istemiyorlar. Kendi elitini yetiştiremeyen Müslümanlar, vasatın tahakkümünü talep ediyorlar.