Bütün bu toz duman arasında, dimdik ayakta kalan, herhangi bir Fetullahçı temizliğine sahne olmayan kurum hangisiydi bilin bakalım: Diyanet İşleri Başkanlığı. Çetenin ilk kez örgütlendiği bir teşkilatta, kimsenin burnunun bugüne kadar kanamamış olması ilginç değil mi?
Diyanet İşleri Başkanı, gazetecilere bunu şöyle açıkladı: “Hem hiçbir arkadaşımızın mağdur edilmemesine hem de bu yapıya gönlünü kaptırmış olan insana, cami mihrabını vermemekte kararlıyız.” Başkan Bey’in ne kadar hassas olduğunu görüyorsunuz. Fetullahçılığı “gönlünü kaptırmaya” indirgemekle kalmıyor, “titiz” davranarak kimsenin de mağdur olmamasına çalışıyor.
Diğer bir deyişle, devlet, diğer memurlarından esirgediği şefkati ve dikkati, Diyanet mensuplarından, cami imamlarından esirgemiyor.
Neden acaba?
“Alınları secdeye değiyor” diye olsa gerek. Çünkü o camilerdeki kürsüler, gelecek seçimlerde yine lazım olacak. Diyanet’te hassas davranırken, diğer yerlerde at izini it izine karıştırmalarının nedeni bu.