Şimdi eğri oturup doğru konuşalım… Bilhassa 15 Temmuz’dan sonra herkesin lanetlemekte yarış halinde olduğu FETÖ’yü meydana getiren tek bir faktör veya tek bir sorumlu yok.
Namaz kılan veya eşi başörtülü olan subayları ordudan atan Kemalist-Laik elitin de suçu var dindar insanların bu tür yapılara itilmesinde… Dindar seçmenin oyunu almak için bunları vitrin yapmak isteyen siyasetçinin de bu örgütün palazlanmasında günahı var…
Statükoyla mücadelesinde bunların desteğini almak için kötülüklerini görmezden gelen öbür siyasetçinin de…
Ama sadece bunlar değil… Belki de bütün bunlardan bile daha fazla bu tabloda payı olan bir aktör daha var. Biraz da kodlama ihtiyacıyla “toplumumuzun din anlayışındaki bazı problemler” diyorum ben buna. Düşünün ki karşımızdaki insanlar -en azından sözlük anlamıyla- cahiller sürüsü sayılmaz… Generaller, büyükelçiler, profesörler, valiler…
Kendilerince manevi veya dinî birtakım payeler yakıştırdıkları saçma sapan bir adamın lafıyla akla gelmedik her türlü cinayeti işleyebiliyorlar. Kimi sınav sorularını çalıyor, kimi devlet sırlarını yabancı devletlere sızdırıyor, kimi de halkın silahıyla halkın üstüne ateş açıyor…