Marifet ve siyasal hüner 2013 Newroz’unda çiçeklenen barışçıl çözüm umudunu AKP’ye rağmen, Erdoğan’a rağmen sürdürmek, diri tutmak olsa gerek. Yoksa “Madem masayı devirdin; madem Öcalan’a ağır bir tecrit uyguluyor ve bunda ısrar ediyorsun; biz de savaşı metropollere yayarız; kentleri kan göllerine çeviririz, ölen sivilleri ‘savaş firesi’ diye niteler şiddeti tırmandırırız” demek AKP elebaşılarının kurduğu tuzağa düşmektir.
Evet, bu bir tuzak.
AKP iktidarı “Barış olmasın, savaş sürsün” diyor; KCK yönetimi de “Savaş tırmanarak sürecek” diyor.
Kim, kime ayak uydurmuş oluyor?
Kim, kimin çizdiği rotaya uygun dümen kırmış oluyor?
Haklıyken haksız konuma düşmeyi becermeye marifet değil basiret yoksunluğu denir.
Savaş siyasetini çizen, çizilene övgüler düzen kimi Kürt dostlarımız hiç olmazsa Öcalan’ın yazdıklarını bir kez daha ve daha titiz okusalar; cımbızla cümleler ayıklayıp kendilerini haklı çıkartacak paragraf ya da paragrafcıklar bulmak yerine Öcalan’ın 1999’dan sonra geliştirdiği yeni siyasal ve ideolojik hattın ve Ortadoğu’da dört ülkeye dağılmış Kürtlere önerdiği geleceğin ana eksenini öne çıkarsalar…