Fatih Yaşlı: Türkiye toplumuna 'darbelerden kurtulma' adlı bir vaat müsameresi izletiliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

68 Kuşağı’nın önemli düşünürlerinden Guy Debord, “Gösteri Toplumu” adlı eserinde “Gösteri toplumunda kurtuluş vaatleri de gösteriye dâhildir” diyor. Türkiye toplumuna 15 Temmuz Darbe Girişimi bastırıldığından beri “darbelerden ve darbecilerden kurtulma” adlı bir vaat müsameresi, vaat şovu izletiliyor. “Ya bizdensin ya darbecilerden” mesajı eşliğinde yürütülen bu şova herkesin dâhil olması isteniyor, şovun parçası olmayanlara, şovu reddedenlere, şovu teşhir edenlere, “dost-düşman siyaseti” gereği “düşman” muamelesi yapılıyor. “Milli birlik ve beraberliğimizi” bozmaya niyetli olan bu kara koyunlar, anında kalabalıkların önüne atılıp linç ettiriliyor, şova kurban ediliyor.

Bunun son, daha doğrusu ilk örneği, ne kadar enteresandır ki siyasi bir kimliği olmadığını hepimizin bildiği bir pop şarkıcısı oldu. Sıla, “demokrasi nöbetleri”ni taçlandıran geçtiğimiz pazar günkü büyük mitinge katılmayı “darbelere karşıyım ama bu şovun bir parçası olmayacağım” diyerek reddetti.

Mevzuyu enteresan kılan sadece Sıla’nın politik bir sanatçı olmaması değildi, kendisine politik sanatçı diyen onlarca, yüzlerce insandan buna dair tek kelime duyulamazken, bunu söylemeye hiçbir şekilde mecbur olmayan genç bir kadının “şovunuzun bir parçası olmayı reddediyorum” deme cesaretini göstermiş olmasıydı. Sonrasında, üzerinde oluşturulan yoğun baskıya ve hatta konser iptali haberlerine rağmen, bu çürüme atmosferinde alışık olunmayan bir şekilde geri adım atmayarak sözlerinin arkasında durması da “korkunun krallığı”nın tarihine düşülen notlardan biri oldu.

Fatih Yaşlı’nın yazısı