Serdar Turgut: 'Bu tür süreçlerden HDP'nin dışlanması doğru mu?' sorusunun sorulmasının vakti geldi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tüm bu gelişmelere ve oluşan denklemlere baktığımızda yaratılmak istenen Dağkapı ruhunda önemli bir boyutun eksik olduğu göze çarpıyor.

Doğrusu bu eksiklik Yenikapı’da da göze çarpıyordu, ama konu Doğu ve Güneydoğu olunca eksiklik daha da çarpıcı şekilde ortaya çıkıyor.

Bence artık “Bu tür süreçlerden HDP’nin dışlanması doğru mu?” sorusunun sorulmasının vakti gelmiş gibi görünmektedir.

15 Temmuz gecesi Meclis bombalanırken tüm partilerle birlikte dayanışma ve milli duruşa katılım sergileyen HDP’ye yönelik devletin zirvesinde bir kırgınlık ve kızgınlık var gibi görünmektedir.

Bunun nedeni de barizdir ve anlayışla karşılamak gerekiyor.

HDP, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir siyasi partisi olarak demokratik süreçlere katılımı tam olması ve terör örgütüyle arasına artan bir şekilde mesafe koyması gereken bir parti olmalıydı, ama bu mesafe ne yazık ki istenilen düzeyde konulmamış gibidir.

Bu da devletin kızgınlığını artırmaktadır doğal olarak.

Ancak devletler uzun vadeli kararlarını, stratejilerini bu tür kızgınlıklarla oluşturamazlar, bu kırgınlıklara da katiyen teslim olmamalıdırlar.

Serdar Turgut’un yazısı