Fethullah Gülen Cemaati üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Nihat Kanbur hakkında hazırlanan iddianamede eski eşinin ifadesine de yer verildi.
Kanbur’un eski eşi M.İ., “Savcı, hakim ve avukat olduğunu düşündüğüm Cemaat üyeleri haftada bir evimizde, telefonlarının SIM kartlarını çıkararak toplantı yapardı” dedi.

Öğretim üyesi Kanbur, ‘Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)’ üyesi olduğu iddiasıyla geçen nisan ayında tutuklanmıştı.
Derslerde ‘örgüt propagandası yaptığı ve öğrencileri isyana teşvik ettiği’ şikayeti üzerine soruşturma başlatan polis, Kanbur’u gözaltına alıp fakültedeki odasında da arama yapmıştı.
DHA’nın haberine göre akademisyen hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Kanbur’un öğrencilerine yönelik şu sözlerine yer verildi: “Benim size tavsiyem yakın bir zamanda iç savaşa hazırlıklı olun. İç savaştan bahsediyorum, aklınızı başınıza alın, aptal olmayın. Polise güvenmeyin. Askere güvenmeyin.”
30 yıl hapsi isteniyor
Soruşturma kapsamında Kanbur’un ayrıldığı eski eşi M.İ. de ifade verdi.
DHA’nın iddianameden aktardığına göre M.İ. evlendikleri ilk günden itibaren haftada bir, 10-15 kişilik gruplar halinde Antalya’daki evlerinde toplantı yapıldığını söyledi: “Eski eşim bana ‘Evde kapalı, dışarıda açık giyinmen gerekiyor. Fişleniriz, fakültede benim konumum itibarıyla cemaate mensup olduğumun anlaşılmaması gerekli’ derdi. Evde uzun kıyafetler giymem konusunda bana baskı yapardı. Salon kapısının önüne baktığımda bütün telefon bataryalarının ve SIM kartlarının sökük vaziyette kapının önünde olduğunu görürdüm. Bana sürekli olarak ‘Konuştuğumuz konular özel, telefon dinlemesine karşı hassas davranmalıyız’ derdi. Ayrıca telefonda konuşurken ‘Fethullah Gülen, sohbet, cemaat, namaz’ ve benzeri ifadeler kullanılmaması gerektiğini tembihlerdi. İzlenimlerime göre evime toplantı amaçlı gelen insanlar, savcı, hakim, avukat ve fakültedeki hukuk hocalarıydı.”
Hakkında 30 yıla kadar hapis cezası istenen ve bugünkü ilk duruşmada hakim karşısına çıkan öğretim görevlisi, kendisini “FETÖ’cü değilim, Ülkücüyüm” diyerek savundu.
Kanbur ayrıca ‘FETÖ’cü isnadını da ‘utanç verici’ olarak niteledi: “Ben gümüş bozkurt yüzüğüyle dolaşan biriyim. Suçlamaları kabul etmiyorum.”
Duruşmayı, Kanbur’un ders verdiği Akdeniz Üniversitesi’nde öğrenim gören öğrencileri de izledi.