“Yüz senedir Harbiye bu orduya şan verir,/ Çıkardığı dehalar semalara yükselir,/ Baştan başa tarihtir mektebin her zerresi,/ Sarsılmayan azminle çelik kalalar erir.”
Son darbe girişiminde kendi halkına ateş açan, komutanlarını rehin alan, TBMM’yi, devlet kurumlarını bombalayan bu korsanların ilhamları Harp Okulu Marşı’ndan değil, muhtemelen Pensilvanya’da üslenmiş yarı meczup bir adamın beddualarından gelmekteydi.
“Bu yapılanlar karşısında dilsiz şeytan gibi susan ne kadar insan varsa, evlerine ateşler sal, yerin dibine batır, en yakın zamanda kahr u perişan eyle. Kim olursa olsun, zırvasından zirvesine kadar hepsini yerin dibine batır Allah’ım…”
Yaralar kapanacak mı?
Takkesini çeke çeke kendi ülkesi halkına beddualar gönderen bu adamın ‘Subay’ kavramı içinde yücelttiğimiz kadroların beyinlerine hâkim olması, yaşanan son olayların en dramatik yanıdır.